Ads 468x60px

Eylül Ayı Altın Beklentileri Altın Uzman Yorumları

Altın analizi
Altın fiyatlarında kısa vadede düşüş beklentisi bulunuyor.

Altına baktığımızda dün kendini 1668 seviyesinin biraz üstüne attıktan sonra daha fazla yükselemeyerek yukarı gitme isteğinden bir miktar uzaklaştığını söyleyebiliriz.


Yani kısa vadede düşüş beklentimizi koruyoruz. Bugünün önemli seviyesi olarak ise 1666 seviyesini görüyoruz. Bu seviyenin üstünde hareket eden parite 1676 çift tepe beklenebilir.

Ancak bizim beklentimiz bugünkü Abd cephesinden gelecek büyüme rakamının olumlu yönde açıklanması dahilinde olacağından satışların biraz daha ağırlık kazanmasını bekliyoruz.

Akşam saatlerinde gelecek Bej Kitap raporunda da piyasada volatil hareketler gözlemlenebilir. 1666 seviyesinin kırılmasıyla birlikte haftalık pivot noktamız olan 1652 seviyesine kadar düşüşler yaşanabilir.

Destekler: 1666-1657-1652
Dirençler: 1672-1676-1681

(HEDEFONLİNE)



GCM Menkul Kıymetler ( http://www.gcmforex.com ) Tarafından, Hazırlanan Altın Fiyatları Raporu:
Altın kontratlarında, Cuma sabah saatlerinde 1652$ seviyelerinde, görülen sığ yükseliş hareketinin gün içerisinde 1662$ seviyelerine, varan yükselişlere neden olduğunu gördük. ABD’deki Jackson Hole, toplantısında Bernanke’nin konuşması sırasında önce Bernanke’nin, “Gerekirse QE3’e gideriz” açıklamasıyla 1645$ seviyelerine, sonra da, Bernanke’nin daha küçük bir parasal genişleme yapabileceği, beklentisiyle 1692$ seviyelerine kadar yükselişler gösteren Altın, kotasyonunda, bu sabah itibariyle işlemler 1690$ seviyesinden, gerçekleşmektedir.
Yatırımcılarımızın, olası düşüşlerde 1684,5$ /, 1685,5$ seviyelerinden alış yapmalarının, 1681$ seviyesinin altını, stop seviyesi olarak, 1689,5/1690,5$ seviyelerini ise hedef noktalar, olarak belirlemelerinin uygun olabileceğini düşünmekteyiz.
Bugün, açıklanacak olan Euro Bölgesi PMI verileri, Fransa bono ihaleleri ve, akşam üzeri gerçekleşecek Draghi konuşması takip edilmelidir.
GCM Menkul Kıymetler ( http://www.gcmforex.com ) Tarafından, Hazırlanan Altın Fiyatları Raporu:
ALTIN ANALİZ, Piyasanın kaderini değiştirecek kritik hafta geldi çattı…,
Bu hafta piyasalarda özellikle altın’ın var olan düşüşüne devam mı, yoksa yeni bir satış rallisi mi oluşacak sorularının sinyallerini, alacağımız bir haftanın içine girdiğimizi söyleyebiliriz. Cuma günü, Jackson Hole’de QE3 ile ilgili beklentilerini bir sonraki toplantı, olan 12-13 Eylül tarihine paslayan FED bu kararı vermeden önce bu, hafta ABD’den gelecek olan bazı önemli verilerin sonucuna bakmak, isteyebilir.
Özelikle de Salı günü ISM İmalat İndeksi ve Cuma günü, Tarım dışı istihdam ile işsizlik oranı verilerinden çıkacak sonuç, QE3’e sinyal niteliğinde olacaktır. Belirlemiş olduğumuz bu verilerin, olumsuz olması QE3 ihtimallerini artırırken, gelecek olan verilerin, pozitif sonuçla cevaplanması QE3 ihtimalini Obama’nın seçimi sonrasına, ( 6 Kasım 2012) taşınabilir. Bu nedenle de bu hafta özellikle QE3, fiyatlaması açısından önem arz etmektedir.
Temel olarak bilgiler verdikten sonra teknik analize geçecek, olursak geride bıraktığımız hafta özellikle de haftanın son işlem günü, FED başkanı Bernanke’nin önce her zaman söylediği gibi gerekirse, parasal genişlemeye gideriz açıklaması sonrası 1645 dolar seviyesine, kadar kar satışlarının oluştuğu altın fiyatları daha sonra ki olumsuz, açıklamalarla altın fiyatları düştüğü yerden toparlandı ve yukarı, yönlü çıkışına devam etti. ABD ekonomisi için yapmış olduğu olumsuz, konuşma neticesinde 1645 seviyesinden başlatılan yükselişler 1692,83, seviyesine kadar devam etti ve haftayı da 1691,55 seviyesinden, kapattı.
Peki Altın fiyatlarında bundan sonra nasıl bir seyir bekleniyor?, Haftalık grafiği incelediğimizde özellikle de fibonacci fan içinde, hareketlerini sürdüren altın fiyatları bu nedenle de fibonacci fan’ın, üst kanal noktası olan1735-1740 bandına doğru çıkış gerçekleştirmesi, bu noktada kar realizasyonlarına gidip gitmeme konusunda karar vermek, isteyeceği ve bu noktadan yaşayacağı kar satışları ile tekrar 1630, seviyesine kadar geri çekilmesi beklenilmektedir.
12-13 Eylül FED, toplantısına kadar beklediğimiz hareketlerin olması durumunda FED’den, çıkacak sonuç altın fiyatlarının genel anlamda hangi yöne hareket, edeceğini gösterecektir. Teknik olarak altın fiyatlarında daha önce, yazmış olduğumuz hemen hemen tüm analizlerde yaşanılacak olası, düşüşlerin alım fırsatı olduğunu ve orta vadeli ilk hedefin 1690 dolar, olduğunu sizlerle paylaşmıştık.
Şimdi de kar realizasyonlara dikkat, etmemiz gerektiğini ve bu kar realizasyonların oluşması sonrasında, kısa vadeli düşüşlerin oluşabileceğini söyleyebiliriz. Ancak altın ile, ilgili en önemli husus ABD’den gelecek olan veriler ve bu verilerin, QE3 ile ilgili bağlantısını doğru yorumlayabilmektedir. Eğer her şey, altın’ın uzun vadeli yükselişlerini teyit edecek şekilde gerçekleşirse, uzun vadeli beklentimiz 1800 direnci orta vadeli olarak belirlememiz, gerektiğini, tam tersi olması durumunda da uzun vadeli kritik noktamız, olan 1530 desteğini dikkatle takip etmemiz gerektiğini, söyleyebiliriz.
 http://www.ekoayrinti.com/news_detail.php?id=106716
Etiketler: 31 ağustos 2012, 31.08.2012, ağustos 2012 altın, altın fiyatları, altın haberleri, altın ne olacak, altın yorumları, eylül 2012 altın, eylül ayı altın beklentileri

Avrupa Birliğinde Slovenya Krizi Büyüyor

Beş yıl öncesine kadar Avrupa Birliği'nin ekonomik anlamda örnek ülkelerinden biri olarak gösterilen Slovenya, Avrupa'da yaşanan krizin son kurbanı oldu



Ülkede yaşanan sıkıntıya ilişkin açıklama yapan Slovenya Başbakanı Janez Jansa, "Kamu harcamalarının faturalarını birkaç hafta daha ödeyebilecek paramız kaldı. Slovenya, ekim ayında iflas tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir." ifadelerini kullandı. İnternet portalı siol.net'e konuşan Slovenya Başbakanı, malî sıkıntıları, "Eğer devlet tahvili satamazsak para ödeyemez durumuna düşebiliriz." sözleriyle özetledi. Başbakan Jansa, kurtarma fonundan yardım alınması durumunda ülkedeki son sözü artık kendilerinin söyleyemeyeceğini düşünüyor. Sloven lider "En kötü Sloven hükümeti bile AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası'ndan oluşan Troyka'dan daha sosyaldir." sözleriyle kurtarma fonuna sıcak bakmadığını belirtti.

Kaynak: Zaman

Türkiye Savunma Sanayinde Büyük Atak Yaptı

Türkiye bir ilki gerçekleştirdi. Son yıllarda atağa geçen Türkiye savunma sanayisi dünya silah satışı liginde 2011'de sekizinci oldu.

Gelişmekte olan ülkelere 700, toplamda 800 milyon dolar satış yakalayan Türkiye, İsrail ve İspanya
gibi devleri de koltuğundan etti

ABD Kongresi'nin Araştırma Departmanı'nın dünya silah harcamaları üzerine hazırladığı bir rapor Türkiye açısından çok ilginç bir tabloyu da gözler önüne serdi. Savunma sanayisi kısa sürede 14 milyar dolara kadar fırlayan Türkiye ilk kez bir sektörde ilk 10'da yer alıyor. 2011'de dünya silah ihracatı listesine sekizincilikten giren Türkiye özellikle gelişmekte olan ülkelere silah satışı ile ön plana çıktı.

2016'DA 2 MİLYAR $ HEDEFİ

700 milyon dolarlık kontrat imzalayan Türkiye, İsrail ve İspanya gibi devleri de koltuğundan etti. 2004-2011 arasındaki dönemde 8.7 milyar dolarlık ihracat yapan İsrail 2011'de 11'inciliğe geriledi. Türkiye dünyaya satışta ise yine sekizinci sırada yer aldı. Toplam satış miktarı ise 800 milyon doları buldu. Türkiye'nin savunma sanayisinde yerlilik oranı ise 2010 itibariyle yüzde 52'ye çıkmış durumda. Bu rakam 2004 yılında yüzde 15'ler düzeyindeydi. MarketResearch'ün "Savunma Sanayisi 2017" raporuna göre Türkiye'nin silah ihracatının 2016'da 2 milyar doları yakalayacağı öngörülüyor. Türkiye'nin iç siparişlerinin ise 8 milyar dolar olacağı belirtiliyor. Bilgi Üniversitesi STK Araştırmaları Birimi'nden Prof. Nurhan Yentürk'ün Askeri Harcamalar Raporu'na göre 2010'da sektörün göre cirosunun yüzde 35'ini özel sektör, yüzde 42'sini vakıf sektörü ve yüzde 23'ünü kamu kuruluşları gerçekleştirdi. Savunma Sanayisi İmalatçıları Derneği (SaSaD) üyelerinin 2010 yılı ciro büyüklüğü 2.73 milyar dolar olurken ihracatları da 634 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İRAN'LA SAVAŞ KORKUSU

Dünya silah pazarının 85.3 milyar dolarlık bir hacime ulaştığı 2011'de ABD pazarın dörtte üçüne sahip oldu. Rusya ise 4.1 milyar dolar silah satışıyla ikinci sırada yer aldı. 2010 yılında ABD'nin silah satışı sadece 21.4 milyar dolar olurken İran'la olası bir çatışmadan çekinen Körfez ülkeleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman rekor seviyelerde alım yaptı. Suudi Arabistan 84 adet F-15 jeti ve düzinelerce Apache ve Black Hawk türü helikopteri ABD'den alırken toplam silah alımı 33.4 milyar doları buldu. Bu sayı ABD'nin 2011'deki rekor satışının yarısını oluşturuyor.

AR-GE HARCAMALARI 2007'DE BAŞLADI

Firma sayısındaki artış ve Ar-ge harcamaları da Türkiye'nin bu hızlı yükselişinde en büyük nedenler olarak öne çıkıyor. Bilgi Üniversitesi STK Araştırmaları Birimi raporuna göre Türk firmalarının Ar-ge harcamaları 2007'de başladı. 2007'de 367 milyon dolar olan Ar-ge harcamaları 2010'da neredeyse ikiye katlanarak 666 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Kaynak: Sabah

TÜİK verilerine göre Ağustos ayı enflasyon rakamı açıklandı.

Ağustos ayı enflasyon rakamları açıklandı. Aylık TÜFE 0.56, ÜFE 0.26, Yıllık TÜFE 8.88 ÜFE 4.56 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayında Tüketici Fiyatları Endeksinin (TÜFE) yüzde 0,56 oranında, Üretici Fiyatları Endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,26 oranında arttığını açıkladı. Ağustos itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 8,88, ÜFE'de yüzde 4,56 artış gösterdi.

Altın Fiyatları Fed Tutanakları 2 Eylül 2012

Altın ve petrolde yükseliş sürüyor
Altın, FED tutanaklarının ardından yükselişini sürdürüyor.
Analistlere göre, 1680 seviyesindeki direncini zorlayan altında bu seviyeyi kırması durumunda ana yükseliş kanalına yeniden girilmiş olacak. Ancak üçüncü çeyrek beklentilerinin zayıflaması hızlı bir
gerilemeye neden olabileceği kaydediliyor. Altının onsu bu sabah 1657 doların üzerinde işlem görüyor.
Fed Başkanı Ben Bernanke‘nin bugün yapacağı, piyasaların merakla beklediği konuşma öncesinde ham petrol fiyatları yükseliyor.
Ekim teslim ABD ham petrolünün varil fiyatı şu dakikalarda 2 sent yükselerek 94,64 dolardan işlem görüyor. Dün kontrat 87 sent düşerek günü 94,62 dolardan tamamlamıştı.
Piyasalar, bugün Bernanke’nin Jackson Hole konferansında yapacağı konuşmasında yeni bir parasal genişlemeye dair ipuçları arayacak. Hafta sonu açıklanacak Çin imalat sanayi verisi de piyasa oyuncuları tarafından izlenecek.

Toplu Taşımaya Büyük Zam!

Toplu taşımaya fahiş zam
İstanbul’da toplu taşıma fiyatları yeniden belirlendi. Bazı hatlara yüzde 50′ye varan oranlarda zam yapılırken, bazı hatlarda fiyatlar değişmedi, bazılarında ise zam oranı yüzde 10 olarak gerçekleşti.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısından toplu taşımaya zam kararı çıktı.

Buna göre İETT otobüsleri ve Özel Halk Otobüslerinde 1.75 lira olan ilk biniş ücreti 1.95 liraya yükseltildi. Öğrenciler için 1 liradan 1.10 liraya çıkarılırken, öğretmen ve yaşlılar için de 1.20 liradan 1.35 liraya çıkartıldı.

İDO Sirkeci-Harem araba Vapuru, Şehir Hatları Vapurları ve özel deniz motorları elektronik bilet ile aktarmalarda birinci aktarma 1.20 liradan 1.40 liraya, ikinci aktarma da 1.20 liradan 1.30 liraya yükseltildi. Yine 1.20 lira olan 3,4 ve beşinci aktarma ücretleri ise değişmedi.

EN YÜKSEK ZAM JETON FİYATINA
Aylık mavi kart ücretleri 140 liradan 155 liraya, öğrenci için 70 liradan 75 liraya, öğretmen ve yaşlılar için de 80 liradan 90 liraya çıkartıldı.

En yüksek zam ise şehir hatları, özel deniz motorları ve raylı sistemlerde 2 lira olan jeton fiyatlarına geldi. Jeton fiyatı yüzde 50′lik artışla 3 liraya çıktı. Kartal-Adalar arasında 3.5 lira olan fiyat ise değişmedi.

Adalar Şehir Hatları ve Özel Deniz Motorlarında 3 lira olan ilk biniş 3.5 liraya çıkarıldı. Aktarma ise 2.5 lira olarak belirlendi. Jeton fiyatı da 4 liradan 5 liraya çıktı.

DENİZ OTOBÜSLERİNE DE ZAM

UKOME, İDO deniz otobüsü tarifesindeki fiyatları da yeniden ayarladı. Buna göre Bostancı-Kabataş ve Bostancı-Bakırköy hattındaki ücret 4.75 liradan 5.20 liraya yükseldi. Aynı hatta jeton 7 liradan 7.5 liraya çıktı.

Kabataş-Adalar 6.5 liradan 7.10 liraya, Bostancı-Adalar da 3.90 liradan 4.25 liraya yükseltildi.

Sirkeci-Harem araba vapuru ücretleri otomobil için normal saatlerde 6.50 liradan 7 liraya çıktı. Doruk saatlerde 8.5 lira olan ücret ise değişmedi.
Kaynak: Hürriyet

Altın Petrol Dolar Yorumları Güncel

Petrolde bunu bir daha görebilecek miyiz?
Petrol fiyatlarında son aylarda yaşanan dalgalanmalar baş döndürüyor.

Uluslararası piyasalarda brent petrolün varil fiyatı 115 dolar seviyelerinde seyrederken, ham petrol 95
doların üzerinden işlem görüyor.

Tam sebebi ise belirsiz.

Kimileri ABD petrol stoklarındaki azalmayı neden gösteriyor, kimileri Ortadoğu’daki siyasi istikrarsızlık sorununu, kimileriyse bunlara spekülatif hareketlenme olarak bakıyor.

Petrol fiyatlarında yeniden 40–50 dolar seviyelerini görebilecek miyiz? Galiba hayır…

FAKİRE DÖRT KAT FATURA
Enerji sektöründe birkaç yıldır tekrar edilen “Ucuz enerji dönemi bitti” sloganının bugün haklı çıktığını görüyoruz. Uzmanlar, petrolün bu seviyelerine alışmamız gerektiğini vurguluyor. Yani üç haneli petrol fiyatları artık hayatımızın doğal bir parçası olacak gibi.

Ucuz enerji döneminin bitip bitmediği konusunda tartışmalar, rüzgar ve güneş gibi alternatif enerjilerin yarattığı umutla devam ederken, “ucuz petrol” için aynı şey pek geçerli değil.

Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden Shell’in CEO’su Peter Voser, geçtiğimiz yıl bu dönemlerde yaptığı açıklamada, düşük maliyetli petrol ve doğalgaz döneminin sona yaklaştığını, kaynak bulmanın daha “karmaşık” hale geleceğini ve daha fazla para ile yatırım gerektireceğini söylemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı, geçtiğimiz yılki “Dünya Enerji Görünümü” raporunda, petrol ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerin bugün varil başına 100 doları aşan fiyatlarla karşı karşıya olduğunu, birçok OECD ülkesinin, ekonomik gelişme açısından benzer evredeyken ortalama 22 dolar ödediğini hatırlatmıştı. Raporda, petrol ithal eden az gelişmiş ülkelerin faturalarının, on yılı biraz aşkın sürede dörde katlayarak, 2011’de yaklaşık 100 milyar dolara çıktığı vurgulanmıştı.

FİYAT TALEBİ KIRMIYOR
Ancak son yıllarda petrol fiyatlarında yaşanan artışın, tüketim miktarlarını pek de etkilediğini söyleyemeyiz. IMF’in bir raporuna göre, petrol fiyatlarındaki yüzde 10’luk artış, petrol talebini kısa vadede sadece yüzde 0.2 oranında düşürüyor.

Petrol fiyatlarında yaşanacak yüzde 10 oranında kalıcı bir artış ise yirmi yıllık süreçte petrol talebini sadece yüzde 0.7 azaltıyor. Son yıllarda Mısır ve Endonezya gibi bazı ülkeler net ihracatçıdan, net ithalatçılara döndüler. Çin ve Hindistan gibi yükselen piyasalardaki talep artışı ise petrol piyasalarını, geçtiğimiz yıl Libya örneğinde olduğu gibi geçici arz kesintilerine karşı savunmasız bırakıyor. Petrolün tüketim dağılımına bakıldığında da yarısından fazlasının ulaşım alanında tüketildiği görülüyor.

10 DOLAR= DÖRT MİLYAR DOLAR
Petrolde her 10 dolarlık artış, tükettiği doğalgazın yüzde 99’unu, petrolün de yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Türkiye’nin yıllık ithalat faturasında 4 milyar dolarlık ek yük anlamına geliyor. Malum, elektriğimizin yarısını sağladığımız doğalgazın fiyatları petrole endeksli.

Petrol fiyatları, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını etkileyen iki faktörden de biri. Diğeri ise döviz kuru. Kimi zaman yurtdışında petrol fiyatları artmazken, döviz kurundaki artış nedeniyle fiyatlar yükseliyor, kimi zaman da döviz kuru düşerse, dünyada yaşanan artışların çok fazla etkisi olmuyor.

110 DOLARIN ÜSTÜ= 5 TL

Peki, pompa fiyatları psikolojik sınır olan 5 lirayı bulur mu, işte bunun yanıtı tamamen bu iki faktördeki gelişmelere bağlı. Konuştuğum akaryakıt şirketi temsilcileri, 105–108 dolar arası petrol fiyatlarının Türkiye’de 4,30–4,50 lira arasında pompa fiyatına karşılık geldiğini, 110 doların üstünden itibaren bu fiyatın 4,50 liranın üstüne çıktığını anlatıyor. Türkiye’de yıllık 2 milyon ton benzin, bunun iki katı kadar da oto LPG kullanılıyor. Dünya piyasalarındaki fiyat değişimleri, bizdeki pompa fiyatlarında birkaç gün içinde etkisini gösteriyor.

2012’nin ilk altı ayında benzin, motorin ve LPG otogaz tüketimi bir yıl öncesine göre yüzde 6 artarak, 12,1 milyon metreküp olarak gerçekleşti. Bu yakıtlar arasında yüzde 70’lik tüketim ile liderliği motorin götürüyor. Son dört yıldır düşüş yaşayan benzin tüketimi ise bu yılın ilk altı ayında da yüzde 5,9 oranında azaldı. Yani benzin piyasası artık akaryakıt piyasasının daha küçük bir kısmını oluşturuyor.

Tabii benzin ve LPG arasındaki vergilendirme farkının da tüketim eğilimlerinde önemli rolü var. Benzinin diğer akaryakıt türlerine göre daha fazla vergilendirmesi, fiyatının da daha pahalı olmasına neden oluyor. Örneğin, 95 oktan kurşunsuz benzinin bayi fiyatı vergisiz 1.87 lira iken, bu fiyat vergiyle 4.44 liraya çıkıyor. Petroldeki artışın hangi seviyede duracağının bilinmediğini söyleyen uzmanlar, vergi ve kâr marjlarında yapılacak fedakârlıkla vatandaşların rahatlatabileceğini vurguluyor.

ULAŞIM YÖNTEMLERİNDE DEĞİŞİM

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde sık sık Twitter üzerinden akaryakıt fiyatlarıyla ilgili açıklamalar yapıyor. Bunlardan bir tanesi şöyle: “Petrol fiyatlarına bakarsan, fazla bir açıklamaya gerek olmadığı görülür… 2002: $25, 2012: $115, yani 4.5 kat artmış.”

Şimşek, daha önce Hürriyet.com.tr’ye verdiği bir röportajda da “Yüksek akaryakıt fiyatları karşısında vatandaşa ne tavsiye edersiniz” sorusuna, “Herkes kendi bütçesine göre bu değerlendirmeyi yapacaktır. Ama ideal olanı toplu taşım kullanmak” yanıtını vermişti.

Petrol fiyatlarının sürekli yüksek seyretmesi sonucunda ulaşım yöntemlerinde bir değişim yaşanması da bekleniyor. Zaten dünyada petrol ve doğalgaz fiyatları ne zaman artmaya başlasa, alternatif enerji kaynakları ön plana çıkıyor. Elektrikli arabalar, doğalgazla çalışan kamyonların ileride daha çok karşımıza çıkacağı aşikâr. Dev şirketler, bugün petrole alternatif yakıtları daha ekonomik hale getirmek için önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyor.

Buna karşın, kısa vadede alternatif enerji türlerinin, petrolün tahtını sarsabileceğini hiç düşünmüyorum. Alternatif enerjiyle çalışan araçlar hala daha maliyetli ve performansları daha düşük. Bu tür araçları tüm dünyada daha ucuz ve verimli hale getirmek de biraz daha zaman alacağa benziyor.

Hürriyet- Merve Erdil

Babacan`dan bankalara `altın` destek

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankalara altın satma yetkisi vereceği çalışmaya destek verdi.

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bu yıl 2’ncisi düzenlenen Çin-Avrasya EXPO’suna katılan
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankalara altın satma yetkisi vereceği çalışmaya destek verdi.

ALTIN FİYATLARINDAKİ ANLIK DURUM İÇİN TIKLAYIN...

Tarafların gerekli görüşmeleri yapması gerektiğine dikkati çeken Babacan, yastık altındaki altın tasarruflarının ekonomiye kazandırılmasını fikir olarak desteklediklerini vurguladı.

Taraflar istişare etsin

Babacan, Türkiye’de yastık altı diye tabir edilen altın tasarruflarının oldukça yüksek miktarlarda olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu miktarı tahmin edebiliyoruz ancak bilemiyoruz. Türkiye’nin cari açığı var. Bu nedenle eldeki döviz ve altın rezervinin ne kadar olduğunun ortaya konması ve bunun güvenilir bir şekilde rapor edilebilmesi de son derece önemli. Hadiseye genel olarak bakıldığında ‘yastık altındaki altının’ ekonomiye ve sistemin içerisine girmesini fikir olarak destekliyoruz. Bunun şekli ve yöntemleri ilgili taraflarla istişare halinde belirlenip düzenlenmeli.”

Kayıt altına alınır

Babacan, Merkez Bankası, BDDK, Hazine Müsteşarlığı, bankalar ve kuyumculuk sektörünün birlikte çalışarak, mümkün olduğunca kusurları giderilmiş ve şu anki sıkıntıları çözen yöntemler bulunabileceğine inandığını belirterek, daha önce hem Bankalar Birliği’nden hem de kuyumculuk sektöründen çalışmalar istediklerini, bu minvalde bazı fikir ve önerilerin kendilerine ulaştığını ve değerlendirildiğini aktardı. Babacan, buradaki amacın, kayıt altında olmayan “yastık altındaki altın tasarruflarının” ekonomiye kazandırılması olduğunu söyledi.

Büyüme hedefinde sapma az olur

BU yıl Orta Vadeli Program için hazırladıkları konjonktürün geçen yıla göre daha olumsuz olduğunu belirten Babacan, “Buna rağmen Türkiye’nin yüzde 4’lük büyüme hedefini değiştirmedik. Büyüme, belki bu hedefin bir miktar altında olabilir ancak hedefi değiştirecek kadar büyük bir sapma beklemiyoruz” dedi.

Hisse senedi olanlar DİKKAT!

Kritik Eylül başlarken piyasa uzmanlarından da uyarılar geliyor. Piyasaların kritik kavşakta olduğunu yazan raporlarda stresin arttığı kaydedildi.


Hisse senedi piyasaları için en kötü ay olan Eylül’ün ilk haftasına girdik. Hacimsiz geçen Ağustos’tan
sonra yeni haberlere ve beklentilere aç olan piyasalarda Eylül için önemli uyarılar dikkat çekiyor.

Piyasa uzmanları raporlarında eylül için alarm verdi. Bank of America Merrill Lynch geçtiğimiz hafta yayınladığı raporuna ‘Kod kırmızı’ başlığını koyarken, gelebilecek satış için uyarıda bulundu.

Bir diğer rapor ise Morgan Stanley stratejisti Adam Parker’dan geldi. Parker, piyasaları yukarı çekecek sadece iki nokta kaldığını belirtti.

Nomura ise riskleri azaltma zamanı olduğunu belirtti.

JP Morgan stratejistlerinden Jan Loeys ise Eylül ayında piyasaların güçlü kalabileceğini belirtirken müşterilere gönderdiği notta uzun vadeli yatırımlara yoğunlaşılması gerektiğini belirtirken, risklerin arttığına dikkat çekti.

JP Morgan raporunda ekonomik dataların kötüye gittiğine dikkat çekilirken ekonomilerin deflasyon ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Büyüme kaygılarının önem çıktığı raporlarda piyasaların kritik dönemçte olduğuna vurgu yapıldı.



Altın fiyatları, döviz fiyatları, dolar, euro, sterlin, canlı borsa, hisse senetleri, hisse fiyatları, dünya borsaları, en çok artan hisseler, en çok azalan hisseler, uzman görüşleri, banka faizleri, VOB, teknik analiz, KAP haberleri

http://www.bigpara.com/haber-detay/gundem/hisse-senedi-olanlar-dikkat/828187/

Çanakkale'de Arsa Fiyatları Rekor Kırıyor

Türkiye'nin önemli projeleri arasında yer alan Çanakkale Köprü Projesi, bölgeyi hareketlendirdi. Bölgede arsa fiyatları 3 katına çıktı.
Çanakkale Köprü Projesi, köprünün kurulması beklenen Gelibolu ve Lapseki bölgesindeki köylerde
arsa fiyatlarını 3 katına çıkarttı. 25 yıldır gündemde olan proje nedeniyle denize sıfır arsa fiyatları ise 5 kat artarak dönümü 50 bin TL'ye kadar çıktı.

Toplam 2 bin 800 metre olması beklenen köprü, yapımı tamamlandığında dünyanın en uzun 4'üncü asma köprüsü unvanını da kazanacak. Daha önceden Sarıçay-Kilitbahir güzergahına yapılacağı yönünde bilgilerin olduğu köprü güzergahının Gelibolu Sütlüce Mevkii ile Lapseki Şekerkaya mevkii arasında olması bekleniyor. Köprü projesinin en şanslı köyü Suluca olarak gözüküyor. Deniz kenarındaki köyde arsa sahiplerinin büyük beklentileri bulunuyor.

1877-78 Osmanlı-Rus savaşı zamanında kurulan 100 haneli köyde 5 bin dönüm tarım arazisi bulunuyor. Köprünün kurulması ile kalkınmayı bekleyen Gökköy ise Çanakkale Boğazı'na en hakim tepelerden birisine kurulu durumda. Manzarası için tercih edilen köyde ise dönümü 7-8 bin TL'den satılan arazi fiyatlarının 20 bin TL'ye kadar yükseldiği belirtiliyor.

FİYATLAR ÇOK DALGALI

Çanakkale Emlakçılar Derneği Başkanı Lütfü Dara, köprü projesi nedeniyle bölgedeki arsa fiyatlarında bir dalgalanma olduğunu ve fiyatların rayına oturduğunu belirterek, "İster istemez köprünün adının geçmesi bile fiyatları etkiledi. Köprünün ayaklarının denize sıfır bir köy olan Suluca'da olacağı beklentisi, köyde dönümü 20 bin TL'ye satılan arsaları 50-60 bin TL'ye çıkarttı. Bu bölge sebzecilik ve meyvecilikle geçimini sağlıyor.

Ürünü para etmeyen köylü arsalarını satışa çıkarttı, bekliyor. Köylünün satacağı arsalara özellikle İstanbul'dan gelip soran çok var ama satılan arsa sayısı oldukça az. Aslına bakarsanız köprü konusunda bir inandırıcılık sıkıntısı var. İstanbul'a bile 3'üncü köprü yapılması gündemde ve adımlar atılıyor. Burada ise henüz net bir şey yok" açıklamasını yaptı.
UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Oluşabilecek her türlü maddi ve manevi zararlar site ziyaretçilerini bağlayıp sitemizin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını peşinen kabul etmiş sayılır. ariyordum free backlink freebanner4u