Ads 468x60px

Yılbaşında hangi ünlü nerede sahne alıyor 2013 ?

İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık. 2013'e girmemize günler kala yılbaşında hangi ünlü nerede sahne alacak sorusunu eğlence meraklıları sıkça dile getirmeye başladı.  Eşini sevgilisini arkadaşını alan hangi ünlü nerede sahne alıyor , 2013 yılbaşı otel programları ve dahasını
araştırmaya koyulmuş gibi duruyor. Bu yazımızda da yılbaşında hangi ünlü nerede öğrenebilir programızı şimdiden yaparak geç kalmadan rezervasyon işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. 
Yılbaşında Hangi Ünlü Nerede Sahne Alacak ?
CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN..Youtube Dizi İzle,Youtubediziizle,Dizi İzle,Dizi Fragmanı İzle,Dizi Seyret,Full Dizi İzle,HD,Youtube Fragman İzle,Youtube Dizi Tek Parça İzle,Youtube Tek Parça İzle,Yotube Full İzle,Youtube Dizi İzle,Youtubedizi,Dizi İzle,Dizi Fragmanı İzle,Fragmanı İzle Youtube,Dizi Seyret,Full Dizi İzle,HD Dizi İzle,Youtube Yemek Programları İzle,Yemek Programları,Tv Yemek Programları,Yemek Tarifleri,Resimli,Yemek Programları İzle,Yemek Programları,Televizyon Yemek Programları İzle,Yemek Programları Canlı İzle,Full İzle,Online
  • Serdar Ortaç / Kıbrıs Cratos Premium Otel
  • Ferhat Göçer / Holiday Inn Istanbul Airport
  • Murat Dalkilic/ Crowne Plaza Antalya
  • Soner Sarıkabadayı / Hilton
  • Demet Akalın / Beach Resort Hotel
  • Ozan Doğulu / Polat Tower Fulya
  • Altay / Kaya İzmir Thermal & Convention
  • Sedat Yüce / Kaya İzmir Thermal & Convention
  • SILA / İzmir Arena 31 Aralık
  • İbrahim Tatlıses / Kaya Artemis Resort & Casino
  • Fatih Yürek / Rocks Hotel
  • Mehmet Ali Erbil / Rocks Hotel
  • Safiye Soyman / Kaya İzmir Otel
  • Yonca Lodi / Bursa Hotel Almira Otel
  • Nükhet Duru / Güral Sapanca Wellness Park Hotel
Merak ettiğiniz diğer ünlüleri yılbaşında hangi ünlü nerede sahne alacak konumuzda bulamadıysanız konu altına yorum yaptığınız taktirde sizlere 2013 yılbaşı otel programları hakkında bilgiler sunabiliriz.  Ekonometre.net olarak sağlıklı , bol neşeli bir 2013 dileriz ..
 

16 Aralık 2012 İş Bankası Sınavı Soruları ve Cevapları

İş Bankası 2012-2013 büyüme hedefleri doğrultusunda bir çok sınav ve personel alımı gerçekleştiriyor. 16 Aralık 2012 iş bankası sınavı soruları ve cevapları ekonometre.net farkıyla sizlerle olacak .. 

16 aralık 2012 iş bankası sınav soruları diğer bankalar kadar kolay olmamakla beraber 16 aralık 2012 iş bankası sınav soruları şayet çalışırsanız başarılı olabileceğiniz türden. Ülkemizin en prestijli ve en çok büyüme hedefi koyan bankalardan bir tanesi olan iş bankası bu sene de gerçekleştireceği sınav ile bir çok kişiye iş imkanı sağlayacak. Müracaatların alınmaya başladığı sınav şimdiden oldukça rağbet görmüşe benziyor. 16 aralık 2012 iş bankası sınav soruları tabi şu an için belli değil fakat daha başarılı olmak için geçmiş sorulara bakmanızda ve detaylıca çözmenizde sizin için fayda var. 
Bildiğiniz üzere iş bankası işe alım sürecinde belirli şartlar aramaktadır. Bunlardan birisi de gerçekleştirdiği sınavda başarılı olma şartıdır. Yine 2012 yılında bunlara benzer bir sınav gerçekleştirerek binlerce iş arayan kişiyi mutlu edecek. 16 aralık 2012 tarihinde gerçekleştirilecek iş bankası sınav soruları da okuyucularımıza hemen sınav sonrası sunulacak. 16 Aralık 2012 iş bankası sınavı soruları ve cevapları kontrol edilerek ne kadar başarılı olduğunuzu bu sayede öğrenmeniz mümkün olacaktır. 
16 Aralık 2012 İş Bankası Sınavı Soruları ve Cevapları sınav bitiminde hemen aşağıda paylaşılacaktır. 

Euro/Dolar Nasıl Bir seyir izleyecek?

Her ne kadar İMKB tarihi rekor seviyelerine kadar çıkış gerçekleştirse de paritedeki Dolar’ın ağırlığı USD/TRY paritesinin net yükseliş ya da net düşüş olması yerine belirli seviyeler arasında dalgalanmaların oluşmasını sağlamaktadır.
Özellikle de haftanın açılış gününden beri paritenin 1,7880 ile 1,7840 seviyeleri arasında bant
hareketi yaptığı görülmektedir. Genel olarak pariteyi incelediğimizde 1,7885 direncinin önemli olduğunu, bu direnç noktası geçilmeden yükselişlerden bahsetmemizin yanlış olacağını söyleyebiliriz. Eğer parite 1,7885 direncini geçebilirse ilk etapta 1,7970 seviyesine kadar çıkmak isteyeceği gibi, yukarıda belirtmiş olduğumuz bandın devam etmesi durumunda tekrar 1,7840 seviyesi hedeflenmek istenebilir.
PİVOT; 1,7885
DESTEK; 1,7835-1,7790-1,7760
DİRENÇ; 1,7885-1,7915-1,7945
Euro Bölgesi Maliye Bakanları dün gece İspanya’nın 39.5 milyar Euro’luk banka kurtarmasını onaylayarak, ülkeyi tam kapsamlı kurtarmanın eğişine getiren 1 aydır devam eden krizi sonlandırdı.
İspanya’nın konut balonunun patlamasıyla iflas eden bankalarını desteklemek için 100 milyar Euro’ya kadar finansal yardım verilmesini öngören banka kurtarma paketi, Eurogrup bakanları tarafından Haziran’da kararlaştırılmıştı. Madrid’in resmi olarak fon istemesinin yalnızca birkaç sonrasında gelen onay beklense de, verilen miktar, birçok özel sektör analistinin, derinleşen resesyonda ayakta durmaya zorlanan İspanyol bankaları için öngördüğü miktarın çok altına işaret ediyor. Bazı ekonomistler ülke bankalarının ihtiyacının, onaylanan rakamın 2-3 katı olduğunu düşünüyor. Avrupalı yetkililer, bankalara sağlanan dış yardım ve AB’nin talep ettiği sıkı bütçe hedeflerinin gevşetilmesinin Madrid üzerindeki baskıyı azaltarak, daha fazla yardım istemesini önleyebileceğini umuyor.
EUR/USD paritesi haftanın açılış gününde üzerinde sıklıkla durduğumuz kritik direnç seviyesi olan 1,3070 noktasını test ettikten sonra ilk etapta bu direnci geçemeyerek satış baskısına maruz kaldı. Bu direnç noktasının geçilememesinin en büyük etkenlerinden birisi parite de hala daha düşüş trendinin etkisinin hissedilmesi ve ikinci büyük etkenlerden birisi de 2 Nisan 2012 tarihinden itibaren devam eden kanalın üst noktası olması olarak belirlenmiştir. Dikkat edilirse temel olarak önemli ve pariteyi yukarı yönlü çıkarak veriler yer alırken EUR/USD paritesinin yükselişlerini sınırlaması acaba yükselişler tamamlandı mı sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle de kısa vadeli 1,3070, orta vadeli ise 1,3170 dirençleri önemlidir.
Kısa vadeli olarak baktığımızda 1,3000 ile 1,3090 seviyeleri arasında bant hareketi gerçekleştirmesi beklenilen parite de özellikle 1,3000 desteği önem arz etmektedir. Çünkü parite eğer 1,30 desteğini aşağı yönlü kıramazsa yeniden yukarı yönlü atak başlatmak isteyecek ve böyle bir durumda 1,3090 seviyesi hedeflenecektir. İşlem stratejisi oluşturacak olursak 1,3090 seviyesinden gerçekleşecek olası dönüşler ya da 1,30 desteğinin aşağı yönlü kırılması parite de satış tarafında işlem açılacak en önemli noktalar olarak belirlenirken, 1,30 seviyesinden gerçekleşecek olası dönüşler ya da 1,3090 direncinin yukarı yönlü geçilmesi de parite de alıcılı tarafta olunmasını sağlayabilir.
Temel olarak baktığımızda gün içerisinde ECOFIN toplantısı günün en önemli verisi olarak belirlenmiştir. Avrupa birliği ülkelerindeki sorunların çözümlenmesi ile ilgili yapılacak toplantıda yine gündemde İspanya ve Yunanistan yer almaktadır. Diğer verilere baktığımızda ise Euro bölgesi İspanya İşsizlik Değişimi ve Aylık PPI verisi parite de sert hareketlerin oluşmasına katkı sağlayacaktır.
PİVOT; 1,3000
DESTEK; 1,3000-1,2960-1,2930
DİRENÇ; 1,3070-1,3090-1,3110

Altın fiyatları yükselecek mi?

Altın fiyatları 2000 doları görecek mi? Altın fiyatları artacak mı düşecek mi? Altın fiyatı yükselecek mi? Altın fiyatları ne olur? Altın fiyatı ne olacak?
 
Saxo Capital ( http://www.saxomarkets.com.tr ) Tarafından Hazırlanan Kıymetli Madenler Raporu:

Borsa yatırım fonlarının altın stokları geçen Cuma itibarı ile 15,42 ton artışla 2621,7 ton seviyesine yükselerek yeni bir rekor kırdı. Aynı hafta altında yaşanan ve 1.705 seviyelerine kadar gerileyen seyir tekrar yükselmeyi deniyor. Satış baskısının etkin olduğu seyirde 30 Kasımda test edilen 1.710 seviyesi kısa vadeli bir destek oluşturmakta. Uzun vadede ise 1.703 desteği izleniyor. Altın’ın yükselişi için Dolar endeksindeki zayıf görüntü olumlu bir durum oluştursa da 1.730,00 kritik seviyesi üzerinde kalamayan seyir baskı altında kalmakta. 50 günlük hareketli ortalamanın olduğu 1.735,76 seviyesi dikkatle takip ediliyor olacak.
Bu tip bir baskının altında dahi altın pozisyonlarının artması dikkat çekici. Ocak vade opsiyonlarda 1.600 putlarda gözlemlenen yoğunluğa ek olarak 1.675 ve 1.700 putlardaki yoğunlaşma da bu taraftaki açık pozisyonların daha yüksek kullanım fiyatlarında oluştuğunu gösteriyor. Call tarafında ise 1.750, 1.780 ve sonrasında ise 1.800 kullanım fiyatları öne çıkmakta. 1.680 bölgesinde oluşan teknik desteğe yakın olan putlardaki yoğunlaşma bu seviyeyi teyit eder nitelikte. Bir konsolidasyon görüntüsü çizen opsiyon pozisyonlarına ek olarak 80,00 seviyesinin altına gelen Dolar endeksi yukarı yönlü hareketi destekliyor.

Hedefonline ( http://www.hedefonline.com ) Tarafından Hazırlanan Altın Analiz Raporu:
Altın Sabah Analizi: Geçen hafta Altın’da yaşanan hızlı düşüşün ardından biraz daha yatay bir piyasa görünümü mevcut. Asya piyasalarında ABD vadeli piyasaların hafif yükselmesi piyasada olumlu karşılanırken bugün altında ufak da olsa düşüşler görülebilir. 1715 ve 1708seviyesi güçlü bir destek gibi görünmekte ve bu kırıldığı takdirde aşağı yönlü satışlar hızlanabilir. Yukarıda ise 1723 seviyesi direnç olarak görünmekte. Yukarıda en önemli direnç noktası olarak 1735 görünmekte.
Destekler : 1715-1708-1700 Dirençler : 1720-1725-1735
 

Altın: 2014 Hedefi 2.400 Dolar/Ons

Altın yatırımcıları, yıl sonuna kadar altının ons fiyatının 1.800 dolar seviyesine yükseleceğini, 2013′te 2 bin dolar sınırını aşacağını, 2014 sonunda ise 2 bin 400 dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

Ekonomi Bakanlığı’nın raporundan alınan bilgilere göre, mineral, metal ve cevherlerin fiyatlarındaki değişimler incelendiğinde, küresel ekonomik kriz döneminde değer kaybederek 2009 yılı
Ocak-Temmuz döneminde dip yapan ve 175,9 seviyesine inen mineral, metal ve cevher endeksi, bu tarihten sonra yeniden dalgalı bir artış trendine girerek, 2011 yılı Ocak-Temmuz döneminde krizden sonraki en yüksek seviyesi olan 383,2 düzeyine ulaştı.



Ancak bu tarihten sonra küresel talepte, özellikle de Çin’in ithalat talebinde yaşanan gerileme ve Avrupa borç krizinin daha da derinleşmesinin etkisiyle dalgalı bir düşüş eğilimine giren endeks, bu yılın Temmuz ayına kadar yüzde 20 oranında değer kaybetti, Ocak-Temmuz döneminde 298 seviyelerini gördü.



Temmuz 2011-2012 döneminde altın dışında tüm metallerin fiyatlarında yüzde 20-30 oranında düşüşler yaşandı. Fiyatı en çok düşen metaller kalay ve nikel olurken, fiyatı artan tek metal altın oldu.



Dünya Altın Konseyi’ne (WGC) göre, dünyanın en büyük altın üreticileri ABD, Çin ve Avustralya, dünya altın arzının 3′te 1′ini karşılıyor. Son yıllarda, küresel düzeyde yılda yaklaşık 2 bin 500 ton altın üretiliyor ve piyasadaki altının yaklaşık 3′te 1′i geri dönüşümle sağlanıyor.



Altın fiyatlarındaki değişimlere bakıldığında 2000 yılında ortalama troy ons başına 279 dolar seviyesindeki altın fiyatı, 2011 yılına gelindiğinde 5 kattan fazla artarak, ortalama 1.568 dolar seviyesine ulaştı. 2011 yılı Eylül ayında ise altın fiyatları 1.771 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Artışın temelinde, özellikle kriz sonrasında küresel ekonomideki belirsizliklerin devam etmesi, Avro Bölgesi borç krizinin derinleşmesi, ABD ekonomisi ve dolara olan güvenin zayıflaması ile altının “güvenilir” bir yatırım aracı olarak görülmesi etkili oldu.



Bu tarihteki zirvesinden sonra dalgalı bir düşüş trendine giren altın, 2012 yılı Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 değer kazanarak 1.590 dolar seviyesine yükseldi. Ekonomi Bakanlığı’nın raporuna göre, piyasalarda belirsizliğin artmasıyla birlikte riskten genel anlamda bir kaçış gözleniyor ve önümüzdeki dönemde de altın fiyatındaki artışın devam etmesi bekleniyor.



Bu bağlamda, altın yatırımcıları, 2012 yılı sonuna kadar altının ons fiyatının 1.800 dolar seviyesine yükseleceğini, 2013 yılında 2 bin dolar sınırını aşacağını ve 2014 sonunda ise 2 bin 400 dolara ulaşacağını öngörüyor.



Gümüş Enstitüsü’ne (SI) göre, 2011 yılında dünyanın en büyük gümüş üreticileri, yıllık 100 milyon onsun üzerindeki üretimleriyle sırasıyla Meksika, Peru ve Çin oldu. Dünyanın en büyük gümüş tüketicileri ABD, Çin, Japonya ve gümüş tüketicileri ABD, Çin, Japonya ve Hindistan olup, toplam gümüş tüketimin yarısından fazlası bu dört ülkede gerçekleşti. 2000 yılında troy ons başına 500 dolar olan ortalama gümüş fiyatı, 2011 yılı Nisan ayında 4 bin 280 dolar ile tarihi zirvesine ulaştı. Fakat bu tarihten sonra fiyatlar düşerek Temmuz 2012 itibariyle 2 bin 744 dolar seviyesine geriledi.

Star Gazete


Kredilerde Eş Şartı Kalkıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ticari kredilere kefil olurken, eş rızası aranmasını şart koşan düzenlemeyi kaldırıyor. Konut ve ihtiyaç kredisinde ise eşi korumak için mal ayrımı geliyor.
İş dünyasını sıkıntıya sokan kredi kefaletlerinde "eş rızası" şartı kaldırılıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Yeni Borçlar Kanunu'nda kredi kefaletlerinde eş rızası düzenlemesini yeniden görüştü.


Sabah'ın haberine göre Bakanlık, bu uygulamayı yalnızca ticari kredilerle sınırlı olmak kaydıyla kaldırma kararı aldı. "Eş rızası" şartı uygulamasının esnaflar arasında dostluğu bozduğu ve ticari hayatı aksattığı yönündeki tepkilerin artmasıyla, bu yönde yeni bir adım atılması gündeme gelmişti.

MAL AYRIMI ÖNLEMLİ

Eş rızasının kaldırılmasına yönelik düzenleme tamamlanma noktasına gelirken, kefil olan şahsın eşinin rızasının olması şartı konut, ihtiyaç, bireysel gibi ticari olmayan kredilerde devam edecek. Düzenlemenin yılbaşına kadar meclis gündemine getirilmesi bekleniyor.

Ticari kredilerde eşin mağdur olmaması için alınacak önlemlere ise Bakanlar Kurulu karar verecek. Kredilerden doğacak olası haciz durumlarında kefil eşinin mağduriyet yaşamaması için alınacak önlemleri Bakanlar Kurulu belirleyecek. Düzenleme ile birlikte Bakanlar Kurulu'nun gündemine sunulacak önlemler başta ekonomi kurmayları olmak üzere hükümetin görüşüne sunulacak.

Eş mağduriyetini önlemek için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın en çok üzerinde durduğu yöntem ise mal ayrımı. Kefalette eşin mağdur olmasını engellemek için mal paylaşımı yapılacak ve eşin hayatını devam ettireceği belli malın eş üzerine yapılarak olası hacizlerde el konulamaması sağlanacak. Başta kefil ailesine ait ev olmak üzere, belli eşyalar bu kapsamda mal ayrımına girecek.

Eş rızası şartı, iş kurmak ya da buna benzer amaçlarla ticari kredi kullanırken kefil bulmayı zorlaştırdığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Bakanlık özellikle esnaftan gelen şikâyetleri dikkate alarak yeni bir düzenlemeye gitti. Diğer krediler içinse eş rızası kuralı geçerli.

Faiz Tarihi Dip Seviyede

Tahvil-bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi, güne tarihi dip seviyesi olan yüzde 6,11 seviyesinden başladı.
Dün güne yüzde 6,21 seviyesinden başlayan gösterge tahvilin bileşik faizi, bu seviyeden gelen alımlarla düşüşe geçti ve günü yüzde 6,12 seviyesinden kapattı.


Analistler Merkez Bankası'nın fonlama maliyetinin yüzde 5,65 seviyesine gerilemesinin faizlerdeki iyimser havada etkili olduğunu kaydederken, açıklanacak kasım ayı enflasyon rakamlarına kadar tahvil bono piyasasındaki olumlu havanın devam edeceğini belirtiyor.

Teknik olarak gösterge tahvilin bileşik faizinin yüzde 6,0 seviyesinin destek, yüzde 6,25 seviyesinin ise direnç olarak takip edileceğini belirten analistler; kısa vadede yüzde 6,10 - 6,20 aralığında seyredebileceğini kaydediyor.

Altın 2013 yılında kaç TL olması bekleniyor?

Altın yatırımcıları, yıl sonuna kadar altının ons fiyatının 1.800 dolar seviyesine yükseleceğini, 2013'te 2 bin dolar sınırını aşacağını, 2014 sonunda ise 2 bin 400 dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

Ekonomi Bakanlığı'nın raporundan alınan bilgilere göre, mineral, metal ve cevherlerin fiyatlarındaki değişimler incelendiğinde, küresel ekonomik kriz döneminde değer kaybederek 2009 yılı
Ocak-Temmuz döneminde dip yapan ve 175,9 seviyesine inen mineral, metal ve cevher endeksi, bu tarihten sonra yeniden dalgalı bir artış trendine girerek, 2011 yılı Ocak-Temmuz döneminde krizden sonraki en yüksek seviyesi olan 383,2 düzeyine ulaştı.

Ancak bu tarihten sonra küresel talepte, özellikle de Çin'in ithalat talebinde yaşanan gerileme ve Avrupa borç krizinin daha da derinleşmesinin etkisiyle dalgalı bir düşüş eğilimine giren endeks, bu yılın Temmuz ayına kadar yüzde 20 oranında değer kaybetti, Ocak-Temmuz döneminde 298 seviyelerini gördü.

Temmuz 2011-2012 döneminde altın dışında tüm metallerin fiyatlarında yüzde 20-30 oranında düşüşler yaşandı. Fiyatı en çok düşen metaller kalay ve nikel olurken, fiyatı artan tek metal altın oldu.

Dünya Altın Konseyi'ne (WGC) göre, dünyanın en büyük altın üreticileri ABD, Çin ve Avustralya, dünya altın arzının 3'te 1'ini karşılıyor. Son yıllarda, küresel düzeyde yılda yaklaşık 2 bin 500 ton altın üretiliyor ve piyasadaki altının yaklaşık 3'te 1'i geri dönüşümle sağlanıyor.

Altın fiyatlarındaki değişimlere bakıldığında 2000 yılında ortalama troy ons başına 279 dolar seviyesindeki altın fiyatı, 2011 yılına gelindiğinde 5 kattan fazla artarak, ortalama 1.568 dolar seviyesine ulaştı. 2011 yılı Eylül ayında ise altın fiyatları 1.771 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Artışın temelinde, özellikle kriz sonrasında küresel ekonomideki belirsizliklerin devam etmesi, Avro Bölgesi borç krizinin derinleşmesi, ABD ekonomisi ve dolara olan güvenin zayıflaması ile altının "güvenilir" bir yatırım aracı olarak görülmesi etkili oldu.

Bu tarihteki zirvesinden sonra dalgalı bir düşüş trendine giren altın, 2012 yılı Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 değer kazanarak 1.590 dolar seviyesine yükseldi. Ekonomi Bakanlığı'nın raporuna göre, piyasalarda belirsizliğin artmasıyla birlikte riskten genel anlamda bir kaçış gözleniyor ve önümüzdeki dönemde de altın fiyatındaki artışın devam etmesi bekleniyor.

Bu bağlamda, altın yatırımcıları, 2012 yılı sonuna kadar altının ons fiyatının 1.800 dolar seviyesine yükseleceğini, 2013 yılında 2 bin dolar sınırını aşacağını ve 2014 sonunda ise 2 bin 400 dolara ulaşacağını öngörüyor.

Gümüş Enstitüsü'ne (SI) göre, 2011 yılında dünyanın en büyük gümüş üreticileri, yıllık 100 milyon onsun üzerindeki üretimleriyle sırasıyla Meksika, Peru ve Çin oldu. Dünyanın en büyük gümüş tüketicileri ABD, Çin, Japonya ve gümüş tüketicileri ABD, Çin, Japonya ve Hindistan olup, toplam gümüş tüketimin yarısından fazlası bu dört ülkede gerçekleşti. 2000 yılında troy ons başına 500 dolar olan ortalama gümüş fiyatı, 2011 yılı Nisan ayında 4 bin 280 dolar ile tarihi zirvesine ulaştı. Fakat bu tarihten sonra fiyatlar düşerek Temmuz 2012 itibariyle 2 bin 744 dolar seviyesine geriledi.

Sigaraya Zam Hazırlığı Başladı 2013

Hükümet sigaradan alınan nispi ÖTV'nin; maktu olarak uygulanmasını tartışıyor.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın rapor hazırlamasını istediği Merkez Bankası "maktu ÖTV olsun" derken, sigara firmaları da önlerini görebilmek için maktu vergi istiyor.

Dünya'dan Önder Barlas'ın haberine göre; Sigaradan nispi olarak alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), eğer yeni bir düzenleme yapılmazsa 1 Ocak 2013'ten itibaren yüzde 65'ten yüzde 69'a çıkartılacak. Hükümet de, bu yıl meydana gelen bütçe açığının bir kısmını sigaradaki vergi artışı ile telafi etmeye çalışacak. Ancak bu vergi artışının yaratacağı sonuçlar hükümet içinde endişeye neden oluyor.

Şöyle ki; Sigaradan alınan ÖTV nispi, yani oransal olarak uygulanıyor. Bu nedenle ÖTV oranında yapılan bir puanlık artış, tüketici fiyatlarına vergi artışının birkaç katı olarak yansıyor. Yapılan son hesaplamalara göre vergi oranının yüzde 65'ten yüzde 69'a çıkarıltılması, üst segmentteki bir sigaranın fiyatını ortalama yüzde 20 artıracak.
İşte endişelerden ilki bu noktada ortaya çıkıyor. Geçen yıl sigaraya zam yapılmış ancak enflasyonu zıplatıcı bir etki ortaya çıkardığı için zammın bir kısmı acilen geri alınmış ve bu zam 1 Ocak 2013'e ertelenmişti.

İşte ertelenen o zam bu yılbaşında yürürlüğe girecek. Yeniden enflasyonu azdırıcı bir etki ile karşı karşıya kalmak istemeyen hükümet ise formül arayışına girdi. Endişenin bir diğer nedeni ise Türkiye'de sigaraya yapılan her zammın, sigara kaçakçılığını artırıyor olması.

Şu anda sigara kaçakçılığı nedeniyle devletin uğradığı vergi kaybının her yıl 2 milyar dolar civarında olduğu ve bu kaçakçılığın terör örgütü eliyle yapıldığı tahmin ediliyor. Dolayısıyla sigaraya yapılacak zammın, hem kaçakçılığı artırmasından hem de terör örgütünün işine daha fazla yaramasından endişe ediliyor.

Çözüm arayışı geçen yıl başladı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, geçen yıl geri alınan zammın ardından Merkez Bankası ve TÜİK'ten nasıl bir yol izlenmesi gerektiği yönünde rapor hazırlamasını istedi.

Merkez Bankası uzmanlarının hazırladığı raporda bir tek tütün ürünlerine nispi ÖTV uygulandığı ve bu vergide yapılan artışların nihai ürün fiyatını daha fazla artırdığı ve enflasyonu fırlattığına dikkat çekildi. Raporda nispi ÖTV uygulamasından "maktu ÖTV" uygulamasına yani sabit bir miktar üzerinden vergi alınmasının doğru olacağına yer verildi.

Dünya sektör temsilcilerinin isteklerinin de, Merkez Bankası'nın hazırladığı rapor doğrultusunda olduğu bilgisine ulaştı. Serbest rekabetin uygulandığı ve tütün ürünlerinin devlet tekelinde olmayan ülkelerde maktu vergi uygulandığını belirten sektör temsilcileri, Türkiye'de de maktu vergilendirme sistemine geçilmesi halinde sektör oyuncularının önünü daha rahat görebileceğini söyledi.

İŞTE SEÇENEKLER
Şimdi hükümetin önünde tütün ürünlerindeki vergilendirme konusunda birkaç seçenek bulunuyor. Birinci seçenek, mevcut vergilendirme sisteminin yüzde 65'ten yüzde 69'a çıkartılarak devam ettirilmesi. Bu seçenekte vergi artışı yapma yetkisini yetkisini kullanan hükümet "ben enflasyon artışını göze alıyorum ve kaçakçılıkla daha etkin mücadele edeceğim" diyebilir.

İkinci seçenek, mevcut sistemin vergi artışı olmadan devam ettirilmesi. Bu durumun enflasyona olumsuz bir etki olmayacaktır. Ancak hükümet vergi geliri artışından feragat edecektir.

Üçüncü seçenek ise nispi vergilendirme sisteminden maktu vergilendirmenin ağırlıkta olduğu hem maktu hem nispi vergilendirme sistemine geçilmesi.
Bu durumda hükümet halen sigara başına aldığı vergi kadar vergi almaya devam edecek. Maktu verginin toplam vergi içindeki oranı yüksek, nispi verginin daha düşük olacaktır.
Hükümet her altı ayda bir maktu vergi miktarını enflasyon oranında artırarak vergi gelirlerini enflasyon karşısında koruyacak. Sigara fabrikaları da fiyatlarını buna göre belirleyecek.

Arzu eden firmalar maliyet artışını gözönünde bulundurarak zam yapacak, arzu edenler ise bir miktar da olsa kardan zararı göze alarak aynı fiyattan satışa devam edecek.

Hükümet bu üç formülden hangisini tercih edeceğini düşünürken, sigara üreticileri içinde maktu verginin daha yüksek oranlı olduğu seçeneğe daha yakın görünüyor.
Yüzde 20 zam gelebilir.

Hükümetin tütün ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi'nde (ÖTV) yıl sonuna kadar yeni bir düzenleme yapmaması durumunda, 1 Ocak 2013'ten itibaren tütün ürünlerinden alınan ÖTV yüzde 65'ten yüzde 69'a yükselecek. Bu yükselişin nihai sigara fiyatlarında yüzde 20'lik bir artış yaratması bekleniyor.

Çiğ Köfte Sektörü Hızla Büyüyor

Geçen yılı 350 milyon lira ciroyla kapatan çiğ köfte sektörü, bu yıl sonuna kadar 400 milyon lira büyüklüğe ulaşacak.
Güneydoğu sofrasının vazgeçilmez tatlarından çiğ köftenin sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Geçen yılı 350 milyon lira ciroyla kapatan sektör, bu yıl sonuna kadar 400 milyon lira büyüklüğe
ulaşacak. Zincir markaların yeni hedefi Anadolu şehirleri.

Çiğ köfteyi fast food zinciri haline getiren Oses Çiğ Köfte Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yaşar, Türkiye’de yılda 10 bin ton çiğ köfte yendiğini, bunun 3 bin tonunu kendilerinin ürettiğini belirterek, "Sektör doyuma ulaşmış değil. Özellikle Anadolu'da ciddi bir boşluk söz konusu." dedi.  Oses, kuruluşunun 10. yılında mağaza sayısını 400’e çıkaracak. İzmir’den gelecek ilk 50 franchise talebine de özel fırsatlar sunacak.

Çiğ köfteyi marka yapmak amacıyla 10 yıl önce yola çıktıklarını ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar, bunun için 2 bin metrekare kapalı alanda 30 ton kapasiteli tesis kurduklarını söyledi. Şu anda Türkiye genelinde 347 şubeleri bulunduğunu kaydeden Yaşar, yıl sonunda 400’e ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Çiğ köfteyi 7’den 70’e herkesin yiyebileceği bir ürün haline getirdiklerini ifade eden Yaşar, "Sıra geceleri ya da bazı özel davetler için hazırlanan bir yiyecekti. Biz bunu kolay ulaşılabilir, herkesin damak tadına uygun standarta getirerek, fast food zincirlerinin bir parçası yaptık." şeklinde konuştu.
UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Oluşabilecek her türlü maddi ve manevi zararlar site ziyaretçilerini bağlayıp sitemizin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını peşinen kabul etmiş sayılır. ariyordum free backlink freebanner4u